Pazar 9 Aralık 2018
İstanbul Fotoğrafçılar Odasının Televizyon programı Görüş ve eleştirilerim

HABER

2018/01/03 0

İstanbul Fotoğrafçılar Odasının Televizyon programı Görüş ve eleştirilerim

Bir takım eleştiriler getirmek istiyorum 🙂
Öncelikle şunun altını çizmem gerekiyor. Beni tanıyan bilir ben fotoğraf çekmeyi seven bunu hobi olarak yapan herhangi bir şekilde fotoğrafçılıktan ticari bir kazanç sağlamayan biriyim. Bu konuda hiçbir zaman bir ”taraf” olmadım olmamda 🙂 Ben sadece fotoğraf adına kendi doğru gördüklerimi, bildiklerimi dilim döndüğünce söyleyen biriyim. Fotoğraf adına bugüne kadar birçok olay ve kişi ile ilgili yazı yazmışımdır, ama hiçbir zaman karalayıcı bir anlayış olmamıştır. Benim zaten kimseye karşı bir önyargım veya o kişiyi karalıyım gibi bir düşüncem asla olmadı bundan sonrada olamaz zaten. Sadece gördüklerim,okuduklarım,izlediklerim hakkında kafama takılan şeyleri yazıyorum, soruyorum 😉

Az önce İstanbul Fotoğrafçılar Odası Başkanı Yılmaz beyin benguturk te konuk olduğu programı izledim. Programda Freelance olarak Fotoğrafçılık yapanlara karşı olduğundan, bu kişilerin haksız rekabet ve kazanç elde ettiği ima etmiş. Bu konuda böyle düşünen kişilere tabi ki hiç bir lafım olamaz. Sonuçta bu kişiler vergiydi,muhasebeciydi,ofisti,oda ücretiydi ( Not: bu işi tüm vergilerini ödeyerek yapan bir çok kişiden duyduğum, odaya verdikleri paradan memnun olmadıkları dile getiriyorlar ) vb giderler yaparak bu işten para kazanmaya çalışıyorlar. Diğer x kişi veya kişiler bunların hiçbirini yapmayıp üstüne birde piyasa fiyatlarının çok çok altına fiyat çekince ister istemez bu durum can sıkıcı olabiliyordur, bunu çok iyi anlayabiliyorum. Her işin yasal olarak yapılmasını hepimiz isteriz. Bende her zaman fotoğrafçılık işinin vergi ödenerek yapılmasından yanayım.

Devlet dairelerinde fotokabin uygulamasının başladığına deyinmiş başkan. Bu kabinlerinde tıpkı Freelance fotoğraçıların gibi haksız rekabeke yol açtığını söylemiş. Bu konuda çok fazla yorum yapmak istemiyorum, fakat ufak bir araştırdım bu kabinleri. Yılmaz beyin kabinler hakkında dedikleri gibi olmadığını gördüm. Yılmaz bey kabinde 1 defa fotoğraf çekilme şansı olduğunu, yanlış durulduğunda veya atıyorum gözü kapalı vs çıktığında çekim yanlış olduğu için tekrar para vermesi gerektiğini söylemiş. Az önce youtubeye girip bir araştırayım dedim. Bu kabin tanıtımı ile ilgili bir video buldum. Video da parayı atıyorsunuz, yanlış duruşu önlemek adına baş kısmının yerleştirilmesi gereken bir alan var oraya başınızı getiriyorsunuz ve 4 adet örnek örnek fotoğraf çekiyor makine. 4 örnekten hangisi hoşunuza giderse onu basıyor. Yani Yılmaz beyin dediği gibi değil gözüküyor. Tabi ki devlet dairelerindekiler nasıl onu bilemem. Ha bu arada bu kabin olayını savunuyor muyum? Aslaaa. Herşeyi bu şekilde robotlaştırmanın manası yok bana göre. Fotoğraf sanat işidir.

Birde bu kabinlerin devlet dairelerinin içinden çıkartılması kapı önlerine koyulmasını istemiş bakanlıktan. Devlet dairelerinin kapı önüne koyularak bu sayede diğer fotoğraf dükkanları ile o şekilde rekabete girsin demiş. Şimdiii bana göre buda çok ama çok yanlış. Madem böyle birşey için mücadele veriyor o zaman bunun tamamen kaldırılması gerekiyor bana göre. Devlet dairelerinin hemen bitişiğinde bu tür kabin ve ”fotoğrafçı dükkan” larının olmasına da karşıyım ben. Haksız rekabetten bahsediyoruz madem o zaman dvlet dairesinin hemen bitişiğinde dibinde fotoğrafçı dükkanının olması ne kadar haklı rekabet oluyor? Ne kadar etik oluyor? Bu dükkanın kabinden ne farkı kaldı? İsmini vermiyim şimdi Anadolu yakasında bir ilçe nufüs müdürlüğü ve emniyet müdürlüğünün aynı binada olduğu yerin hemen 20-30 metre dibinde fotoğrafçı var. Bu bahsettiğim binada da fotoğraf çekilmesi gereken belge işleri yapılıyor. Ee tabi binadan çıkan hemen o bitişikteki fotoğrafçıya gitmek durumunda kalıyor. Eeee hani haklı rekabet? Oranın aşağısında ki fotoğraf dükkanlarının günahı ne? Oradaki dükkanı tutamamak mı? Madem haktan adaletten bahsediyoruz, o zaman bu tür devlet dairenlerine dükkanlarla ilgili bir mesafe şartı koyulması gerekiyor bana göre. Örnek veriyorum; devlet dairesinin 100 metre yakınını sınırlarına kimse fotoğraçı dükkanı açamaz. 100 metre sınırı başlangıcında herkes istediği yere açabilir gibi… En azından bu şekilde haksız rekabetin önüne azda olsa geçilmiş olur.

Birde şeye takıldım. Başkanla birlikte programa konuk olan oda üyesi Duran batur bey ”bilinçsiz bir toplulumuz olduğu için…” diye giriyor anlatmaya bazı konuları. Bu ne demek? Çok afedersiniz ama siz kimsiniz ki böyle bir ”genelleme” yapıyorsunuz? Dili sürçmüştür diye düşünüyorum. Yoksa kimse bu toplum için ‘bilinçsiz” tarzı kelimeler kullanamaz haddi değildir. Dediğim gibi dili sürçmüştür mutlaka. Toplumumuzda ”bazı” kişiler demek daha sağlıklı olacaktır. Bu ”bilinçsiz toplum” cümlesini kullanma sebebi ise; Freelance kişiler fotoğraflar çekiyorlar, sonra bir şekilde fotoğraflar siliniyor ve o silinen fotoğraflar bir daha geri getirilemiyor, böylece korsan fotoğrafçılar insanları bu şekilde mağdur ediyor” dan geliyor. Şimdi bu kısımda sayın oda yetkilisine bir bilgilendirme yapmak istiyorum. Yılların oda üyesi olduğunu, 54 senedir fotoğraf çektiğini söylüyor Duran bey. Filmli makine dönemlerinden bahsedecek kadar fotoğrafa hakim olduğunu düşünüyorum, amaaa silinen fotoğraflar geri getirilemez lafı hatta lafı demeyelimde ”gafı” olmamış 🙂 Silinen fotoğrafların %95’i bazı profesyonel programlar ile çok kolay geri getirilebiliyor 😉 Bu da ek bir bilgi olarak kalsın burda 🙂

İstanbul Fotoğrafçılar Odası Başkanı Yılmaz beyin programda söylediği en çok beğendiğim lafı” eline fotoğraf makinesi alan fotoğrafçıyım diyor”.. Bunu her zaman söylüyorum bende…

Yılmaz bey, odanın eğitim hizmetlerinden bahsederken fotoğraf sektöründeki değişikliklerden bahsetmiş. Bu konuyu anlatırken analog dönemden digital döneme geçildiğini, bir çok şeyin değiştiğini söylüyor, ve diyor ki ” şimdi bana desen ki, al şu digital makineyi çek desen anlamam….!! Yılmaz bey buda bir dil sürçmesidir inşallah 🙂 Koskocaaaaa İstanbul Fotoğrafçılar Odası Başkanı ben digital makine ile çekemem anlamam ama eski sistemle gel sana gün ışığında ”resim” basardım diyorsa eyvahlar olsunnn 🙂 ( Şu fotoğrafa resim denmemesi için büyük mücadele veriyorum.)
Bu işi yapan her kim olursa olsun kaç yaşında olursa olsun her daim yeniliklere açık olması şart ve zorunluluk bana göre. Ben böyle öğrendim benim zamanımda böyleydi şimdi böyle yapılıyor diye ben onu öğremem demek bilgiyi reddetmek gibi birşey. Ayrıca Yılmaz bey bu konu ile ilgili açıklamalarına devam ederken öğrenmenin yaşı yoktur. Öğrenmek yüceliktir. Öğrenmemek ayıptır. diyor sevgili başkan 🙂 Burdan sesleniyorum o zaman. Yılmaz bey DSLR yi lütfen öğrenin :))
Oda olarak ücretsiz Digital fotoğrafçılık eğitimleri verdiklerini söylüyor başkan. Bu ücretsiz verilen eğitimlerden dolayı fotoğrafçılık kurslarından ve bazı odalardan karşı çıkan tepkiler geldiğinden bahsediyor. Bu konuda bana da çok fazla tehdit mesajları geldi zamanında 🙂 Sakın fotoğrafçılık ile ilgili bilgi paylaşma gibisinden :)) Ha ben ne yaptım paylaşımlara devam ettim :))

Programda geçen bazı konulara değinmek istedim 🙂 Başta da belirttiğim gibi amacım kesinlikle kimseyi karalamak vs olamaz. Zaten kimseyi karalamak haddime değil 😉 Birde sayın başaka ufak 2 sorum olacak. Sorular biliyorum ki herkesin cevaplarını çok merak ettiği şeyler.

1. Freelance olarak bu işi yapan kişileri tespit edip onlara sadece para cezası kesmek yerine, bu kişileri vergi ödeyerek yapmak adına herhangi bir bir teşvik çalışması oldumu?
2. Vergi vs ödemelerini yaparak bu işi yürütenlerden duyduklarım yıllık oda kayıt ödemesinden şikayetçi olunduğu yönünde. Yıllık olarak kişilerden ne kadar ücret talep ediliyor ve bu alınan ücretler ne karşılığında alınıyor? ( 318 Tl aydat alıyoruz deniyor programda 3. Ortaokul-lise ve hatta üniversitelerde fotoğrafçılığa merakı ve ilgili artırmak adına projeleriniz var mı? Varsa nelerdir?
4. Allah aşkına koskocaaa İstanbul Profesyonel Fotoğraf Sanatlarları Esnaf Odası web sitesinin o hali nedir öyle? Böyle berbat bir site mi olur :/ tamanen özensiz, öylesine yapılmış bir site olmuş. Bu siteyi ortaokuldaki çocuk bile çok raratlıkla hazırlayabilir kaldı ki hazırlanacak birşey de yok :/ Şöyle daha profesyonel bir şablon alın lütfen. Hele oooo Yönetim kurulu fotoğrafları nedir öyle :/ :/ O koyulan fotoğraflar nedir öyle. Yılmaz bey ”profesyonel” fotoğrafçılar odasının çalışanlarının koyulduğu kısıma vesikat eski fotoğraflar koyulurmu hiç :/ Profesyonel birer fotoğraf çekilmek çok mu zor. Bunun ve sitenin fotoğrafçılık ile ilgili bir hale getirileceğine inanıyorum.
5. Fotoğrafçılık ile ilgili bir sohbet mekanı, bir cafe tarzı bir yer açmayı hiç düşündünüz mü? Şöyle çok büyük olmayan, içinde duvarlarında eskiden günümüze fotoğrafı anlatan önemli fotoğrafların olduğu,cafenin iç dekorasyonunun tamamen fotoğraf ekipmanlarının oluşturduğu çok sade, sevimli, fotoğraf çekmek için istanbul sokaklarında gezen kişilerin çekimleri bittikten sonra veya önce cafeye gelip dinlendikleri, fotoğraf sohbetleri yapacakları, cafedeki fotoğrafçılık ile ilgili motiflere bakacakları görsel veya basılı kaynakları takip edecekleri mümkünse dış giriş kısmının bir objektif şeklinde olduğu bir yer açmayı düşünürmüsünüz 🙂 Bakın burdan hem sizin adınıza hemde fotoğraf severler adına güzel bir mekan açılması fikrini de vermiş oldum 🙂

Şimdilik görüşlerim ve sorularım bu kadar. Başka Yılmaz beye ve tüm fotoğraf severlere bol fotoğraflı günler diliyorum. Hoşçakalın 😉

programın linki:
https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=1778552585512672&id=100000738435973&pnref=story





ABOUT AUTHOR

KADİR
The author didn't add any Information to his profile yet.


Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked. *